|
|
 |

Halk Sağlığı Köşesi
Ani Kalp Durması
Ani kalp durması veya ani kalp ölümü çok defa kalp krizi ile karıştırılan ani bir ölüm nedenidir. Olayın başlangıcından itibaren 4-6 dakika içinde tek müdahale biçimi olan elektroşok uygulaması yapılmadığı takdirde, yaşam şansı % 1’in altındadır. Bu tür kalp durmalarında yapılacak kalp-akciğer masajı organlara kan gitmesini sağlasa da, kalbin tekrar çalışmasına katkıda bulunamamaktadır.
Kalp krizi olarak bilinen “miyokard enfarktüsü” kalp kasını (miyokard) besleyen koroner damarların tıkanmasıyla ve bunun sonucunda kalp kasına yeterli kan akışının engellenip, kas dokusunun ölmesiyle (enfarktüs) meydana gelir. Sıklıkla göğüs, karın, kol, sırt ve çeneye yayılan ağrı ile ortaya çıkar; bu tabloya terleme ve bulantı da eşlik edebilir. Hastaların bilinci, genellikle ilk dakikalar içinde, açıktır.
Ani kalp durması ise ender olarak belirti verir. Sebebi kalpte ortaya çıkan anormal kalp ritmidir (ventriküler fibrilasyon). Kalp , aşırı çarpmasına karşın damarlara yeterli kanı pompalayamamaktadır. Bunun sonucunda başta beyin olmak üzere kalbin kendisine ve diğer organlara kan gitmediği için saniyeler içinde bilinç kapanır, kalp durur.
Kalp ritminde meydana gelen bu bozulmaya birçok faktör etkili olabilir:
• Kalp hastalıkları • Solunum durması • Travma • Elektrik çarpması • İlaç kullanımı • Yutmayla veya suyla boğulma • Ani duygusal değişiklikler • Ağır stres • Aşırı efor gerektiren faaliyetler
Bu faktörler göz önüne alındığında, amatörce spor yapan bir iş adamı, şoför, pilot, profesyonel sporcu, belediye başkanı, devlet adamı, sanatçı ayrımı olmaksızın hemen herkesin başına gelebileceği düşünülmelidir.
Ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir (bu da 3 dakikada yaklaşık bir kişi gibi çarpıcı bir oranı yansıtmaktadır). Hastaneye ulaşamadan yaşamlarını yitirenlerin sayısı ise 85 bin kişi civarındadır.
Kalıcı bir kalp hasarı olmadığı sürece uygun elektriksel bir uyarıyla kalp tekrar olağan çalışma ritmine dönebilir. Ancak çok kısa süre içinde müdahale etme zorunluluğu vardır. Günümüzde bu kıymetli zamanı hastanın lehine çevirecek otomatik çalışan, çok pahalı olmayan, tıp eğitimi almamış kişiler tarafından kullanılabilecek elektroşok aygıtları (otomatik elektroşok cihazı – OED) geliştirilmiş ve yurdumuzda da iş yeri, spor kulübü, okul gibi toplu yaşanılan mekanlarda bulundurulmaya başlanmıştır. Kullanımları özellikle çok kolay hale getirilmiş olan bu aygıtlar hastanın o anki durumunu da otomatik olarak değerlendirerek, gereksiz ya da yanlış bir uygulamada bulunmamaktadırlar. Bu da kullanıcıların üzerindeki sorumluluk yükünü ortadan kaldıran olumlu bir özelliktir.
Teknoloji sayesinde pek çok gereksiz yaşam kaybı belki bir gün tarih olacaktır.

|
|
|
 |
 |
 |
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır. |
|
|
 |