|
 |

HALK SAĞLIĞI BÜLTENLERİ
SAĞLIKLI BESLENMEDE UNUTULAN BESİN ÖĞELERİ : SU VE LİF
Besin Öğesi Nedir?
Yiyecek ve içecekler yoluyla alınan, vücuttaki metabolik fonksiyonların gerçekleşmesi için gerekli olan maddelere "besin öğesi" adını veriyoruz. Besin öğelerinin bazılarına "elzem besin öğesi" adı verilir. Elzem besin öğeleri, ihtiyacı karşılayacak kadar vücutta yapılamayan bu nedenle de mutlaka dışarıdan alınması gereken maddelerdir. Bu açıdan su elzem bir besin öğesidir. Vücutta, su ihtiyacımızı karşılayacak kadar su yapılamaz. Suyun eksikliği hiç bir besin öğesinin olmadığı kadar hızla hayatı tehdit eder ve ölümle sonuçlanır.
Su Kaynakları Nelerdir?
Su kaynakları çok çeşitlidir. Tüm sıvı besinler ve içecekler su kaynağıdır. Hatta katı besinler yoluyla bile vücuda su alınır. Sebze ve meyvelerin içerdikleri su oranı doğal olarak daha fazladır. Et-balık-tavuk gibi proteinden zengin besinlerin en az yarısı sudur. Baklagillerin bile üçte birini su oluşturur.
Vücudun sıvı dengesinin sağlıklı olarak sürdürülebilmesi için mutlaka dışarıdan sıvı alınması gerekir. Bu nedenle sıvı yiyecek ve içecekler mutlaka tüketilmelidir. Sıvı içecekler ise çok çeşitlidir. Süt, ayran, meyve suları, şekerli içecekler ve su bu amaçla her gün sıklıkla tüketilen içeceklerdir.
Vücudun sıvı ihtiyacının giderilmesinde en önemli kaynak daima su olmalıdır. Suyun yerini süt ve diğer meşrubatlar alamaz. Diğer sıvı içeceklerin çok miktarda tüketilmesi şişmanlık riskini arttırır. Susuzluğun giderilmesi için içilen bu şekerli sıvılar bir süre sonra susuzluğu tetikler. Kalorisiz, kolesterolsüz, kafeinsiz tek içecek sudur. En sağlıklı sıvı kaynağı sudur.
Çocuklarda Sıvı İhtiyacı Nasıldır?
Çocuklarda sıvı ihtiyacı yaşa ve vücut ağırlığına göre değişkenlik gösterir. Hayatın ilk altı ayında su veya sıvı ihtiyacı tamamen anne sütü ile karşılanmaktadır. Anne sütü ile beslendiği dönemde tüm su ihtiyacını bu yolla karşılayan bebek 6. aydan itibaren ek besinler başlandıkça su içmeye de başlamalıdır. Bir yaşın altında anne sütü sıvı ihtiyacının önemli bir kısmını oluştururken iki yaş üstünde ise önemli bir kısmı su olmalıdır. Bebek büyüdükçe içebileceği sıvı çeşitleri de artar. Ayran, süt ve doğal olarak su tüketimi daima desteklenmelidir Bebeğin su ve sıvı ihtiyacının bir yetişkine oranla üç kat daha fazla olduğu unutulmamalıdır.
Vücutta Su Ne İşe Yarar?
Su yaşamın garantisidir. Vücutta diğer besin öğelerinin, vitaminlerin, hormonların v.b dolaşması, bunlara ihtiyaç duyan dokulara gitmesi ancak su ile mümkün olabilir. Aynı zamanda vücuttan atılacak maddelerin de atılabilmesi yine su ile mümkün olabilmektedir.
Vücutta yer alan doku, organ ve sistemler içinde yer alan su, organları ve dokuları dışarıdan gelecek olan olumsuz etkilerden korur. Beyin, gözler, omurilik gibi çok önemli ve hassas organlar hep su içinde saklanır. Su bu önemli organları dış etkilerden korur. Hatta bebek bile ana karnında su içinde saklanır.
Mide-bağırsak sistemi salgılarının önemli bir kısmı sudur. Bu durum, ağız yoluyla alınan yiyecek ve içeceklerin ağızdan kalın bağırsaklara doğru ilerlemesini mümkün kılar.
Hareketliliğimizi sağlayan eklem hareketleri de, eklem boşluğunda yer alan su ile mümkün olabilmektedir.
Su vücut ısısının da ayarlanmasında çok önem rol oynar. Vücut ısısı sağlıklı olmanın bir göstergesidir. Vücut ısısının belirli dereceler arasında kalması durumunda canlı sağlıklıdır. Bunun sağlanması da ancak su ile mümkün olabilmektedir.
Günlük Su İhtiyacı Nasıldır?
Vücutta su kayıpları her an dengelenmelidir. Susuzluk bu muhteşem mekanizmanın çalışması gerektiğinin işaretini verir. Ve dengenin devamlılığı için gerekli olan sıvı alımına doğru canlıyı harekete geçirir. Dengenin sürekliliğinin sağlanmasında böbreklere de önemli rol düşer. Böbrekler de idrar çıkışını düzenleyerek vücudun susuz kalmasına engel olurlar.
Tipik olarak vücuttan su atımı, her gün 2 litre ve hatta daha fazladır. İdrarla su kaybı, günlük su kaybının dörtte üçüdür. Geri kalan su; ter, solunum yolu ve dışkıyla atılır. Gün içinde az sayıda ve koyu renkli idrar yapılması, vücudun daha fazla suya ihtiyacı olduğunun önemli göstergeleridir.
Vücudun Sıvı İhtiyacı Ne Zaman Artar?
Vücuda sıvı başlıca ağız yoluyla yediğimiz besinler ve içtiğimiz içeceklerle alınır. Sıvıyı ise böbrekler, mide-bağırsak sistemi ve deri yoluyla kaybederiz. Sıvı kaybı başlıca idrar ve terle olur. Ancak biz hiç farkına varmasak da soluk alıp verirken de sıvı kaybederiz. Benzer şekilde terlediğimizi hissetmesek de deri yoluyla da sıvı kaybedilir.
Ateşli hastalıklar sırasında vücut ısısı arttığında, ateş yükseldiğinde de benzer şekilde vücudun sıvı ihtiyacı artar. Çocuklar çok sık ateşli hastalık geçirirler. Erişkine göre kilogramları başına sıvı ihtiyaçları da, vücutlarındaki su oranı da daha fazladır. Bütün bunlar dikkate alınacak olursa ateşli hastalıklar seyrinde artan sıvı ihtiyaçları çok önemlidir. Benzer şekilde ishal ve kusma ile seyreden hastalıklar da çocukluk yaş grubunda daha sık görülür. Özellikle yaz ishalleri çocuklar için önemli bir sorundur. Hem kusma hem de sulu dışkı ile kaybettikleri sıvının yerine konması hayati önem taşır. Çok kolay vücutlarında susuzluk gelişir ve buna ait belirtiler ortaya çıkar. Bu hastalıkların seyrinde vücutta susuzluğun ortaya çıkması önlenmelidir.
Yoğun egzersiz ve sporun da sıvı ihtiyacını arttırdığı çok iyi bilinir.
Sağlıklı Beslenmede Unutulan Bir Başka Besin Öğesi Olan Lif
Besin Lifi Nedir?
Besin lifi, besin olarak ağız yoluyla alınan bitkilerin (sebze ve meyvelerin) mide-bağırsak sistemi enzimleri ile parçalanamayan (sindirilemeyen) kısmıdır (bileşenleridir).
Bitki hücrelerinin duvar bileşenleri besin lifinin en önemli örneğidir.
Lifler Nasıl Gruplandırılır?
Lifler tıbbi olarak suda eriyebilirliklerine göre sınıflandırılırlar. Suda eriyebilen lifler, jel haline dönüşürler. Bulundukları besinler: buğday, darı, yapraklı sebzeler, bezelye ve fasulyedir. Suda eriyen lifler kolesterol ve yağları tutarak emilimlerini azaltır, atılmalarını kolaylaştırırlar. Suda erimeyen lifler ise, kalın bağırsağın son kısımlarında su çekerler. Sünger benzeri etki ile "yumuşak kitle" oluşturarak dışkının yumuşamasını sağlarlar.
Safra asitlerini ve karsinojen maddeleri bağlarlar. Suda erimeyen lifler kabuklu tahıllar, ekmek, sebzeler, buğday kepeği içinde bulunurlar.
Lifin Faydaları Nelerdir?
Kabızlık ve hemoroidi rahatlatır, önler, tedavisine yardımcı olur. Bazı hastalıkların gelişmesini önler. Tedavilerine destek olur. Kilo alışını kontrol altında tutar. Kilo almayı önler.
Lif bağırsaklardan ilerleyerek geçerken çok miktarda su çeker ve bu dışkının yumuşamasına neden olur. Yumuşak dışkının bağırsaklarda ilerlemesi kolaylaşır. Dışkının ilerlemesi kolaylaştığı için ıkınma ve gerginlik de azalacağından hemoroidler için de daha iyi olur.
Ortalama olarak kadınlarda 39 saat, erkeklerde ise 31 saat içinde besinler bağırsaktan geçerek dışkı ile atılırlar. Bu süre kişiden kişiye değişmekle birlikte kişilik, ruh durumu ve lif alımı ile de değişir. Lif alımı bu süreyi kısaltır.
Hastalıkların Önlenmesi
Suda eriyen liften zengin besin tüketiminin (arpa, yulaf, çavdar ve baklagil) kolesterol, trigliserid düzeyi üzerinde pozitif etkisi vardır. Bazı meyve ve sebzelerin (narenciye ve havuç) benzer etkisi olduğu da gösterilmiştir.
Kalın bağırsak kanseri, meme kanseri, yumurtalık kanseri ve rahim kanseri ile liften zengin beslenme arasında olumlu ilişki ortaya konmuştur.
Diyette lifin artması kan şekeri düzeyini düşürür. Lifli beslenme safra ve böbrek taşlarını önlemektedir.
Kiloyu Kontrol Altında Tutmada Lifli Beslenmenin Rolü
Fazla lifli beslenme açlık hissinin geç oluşmasını sağlar. Açlığın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır. Lifli besinler daima daha düşük kalorili oldukları için fazla tüketilmeleri daha az kalori alımı ile sonuçlanır. Bu durum, liflerin şişmanlığın önlenmesinde ve tedavisinde üzerinde çok durulan bir özelliğidir. Liften zengin beslenme dışkılamayı da kolaylaştırdığı için kilo kaybını da kolaylaştırır.
Mide-bağırsak sistemimizin daha sağlıklı, saat gibi çalışmasını ve fonksiyonlarını yerine getirmesini istiyorsak bu unutulan iki besin öğesini artık unutmayalım ve bol bol tüketelim.

|
|
|
 |
 |
 |
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır. |
|
|
 |