|
 |

HALK SAĞLIĞI BÜLTENLERİ
KAN YAĞLARINIZA DİKKAT!!
Yapılmaması gerekene yönelme insan doğasının kaçınılmaz bir kusurudur. Bu yüzden olumsuz
alışkanlıkların değişmesi de oldukça zordur, gayret gerektirir. Yağ içeriği yüksek
gıdaların yenilmemesi ve özellikle hayvansal yağlardan uzak durulması gerektiğini
çok iyi biliriz. Ancak pek çok evde tereyağı, katı yağlar ve yağlı etten yapılan yemekler
yenilmektedir. Sağlığımız veya lezzet konusunda bir tercih yapmak zorundayız.
Yağlardan aldığımız lezzet insan gelişiminde sonradan kazanılmış bir özelliktir.
Yemeklerimizdeki yağ miktarını kademeli olarak azaltarak damak tadımızı bozmandan bu
alışkanlığımızı değiştirebiliriz.
Hayvansal kökenli yağlarda doymuş yağ oranının fazla olması kolestrol düzeyimizi
yükseltici bir faktör olarak düşünülmelidir. Kandaki kolestrol düzeyimizin
yükselmesindeki en önemli neden sağlıksız beslenmedir. Kolestrol düzeyimizin
yüksek olması mutlaka kalp-damar hastalığı anlamına gelmeyebilir. Ancak düzey
yükseldikçe enfarktüs geçirme riski artacaktır. Kolestrol’ün yanı sıra kandaki HDL
(Yüksek yoğunluklu-iyi kolestrol) LDL ( Düşük yoğunluklu- kötü kolestrol)
Lipoprotein fraksiyonları ve trigliserit düzeyleri de önem taşıyan parametrelerdir.
Ülkemizde yapılan bazı araştırma bulguları yaklaşık 15 milyon kişinin kalp krizi
risk grubunda olduğunu göstermektedir. Bu riski azaltabilmek için mucize diyetler,
mucize ilaçlar arayışına girmeden önce sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemini
kavranmalıdır.
Sıvı yağlardan naturel zeytin yağı, et olarak balık, bol miktarda yeşil sebze
ve salatanın tercih edilmesi sağlıklı beslenmenin en temel şartıdır. Bu
beslenmenin yaşlanmayı da geciktirdiği bilinmektedir.
Yağlara dikkat ettiğimiz noktada vücudumuzda üretilmeyen, besinler yoluyla
alınan iki önemli yağ asidinden de söz etmek gerekiyor. Omega 6 ve Omega 3
yağ asitleri tarih boyunca insanların dengeli bir şekilde aldıkları iki yapı
taşıdır. Omega 3 ceviz, balık yeşil bitkiler de, Omega 6 ise bitkisel yağlar ve
tahıl ürünlerinde bulunmaktadır. Yeni yaşam biçiminin geliştirdiği beslenme
alışkanlıkları nedeni ile beslenmemizde Omega 3 yağ asitlerini içeren yeşil
sebze ve besinler daha az yenilmektedir. Bu durum vücudumuzda Omega 6 yağ
asitleri oranının artmasına sebep olmaktadır. Her iki yağ asidinin vücudumuzda
bulunma oranları bozulduğunda veya eksiklikleri söz konusu olduğunda bazı
hastalıkların ortaya çıkması söz konusudur. Omega 6 fazlalığının dolaşım ve
damar hastalıkları yanı sıra hipertansiyona neden olduğu da bilinmektedir.
Çözüm; yeşil sebze, balık, ceviz gibi gıdalarda beslenmektir. Her iki yağ asidinin
vücuda dengeli bir biçimde alınması hastalıları önlemek ve yaşlanmayı
geciktirmek açısından da önem taşımaktadır.
Önemle vurgulanması gereken diğer bir nokta sağlıklı beslenme sürecinde kırmızı
etten vazgeçmek zorunda olmadığımızdır. Yağı iyice temizlenmiş, ince kesilmiş,
küçük porsiyonlar halinde yenilen kırmızı et sağlığımız açısından sakınca
yaratmaz. Kan yağlarımız ve sağlığımız açısından haftada bir kez yenilecek
kremalı, çikolatalı bir dilim pasta veya dondurma büyük bir risk oluşturmaz.
Ancak fazlasına kesinlikle dikkat edilmelidir. İstisna olarak yenilen şeyler
düzenli olarak sürdürdüğümüz sağlıklı diyeti bozacak unsurlar değildir.
Bu istisnalar sıklaşmaya başladığı anda tehlike çanları çalacaktır.
Beslenmenin yanı sıra egzersizin de öneminden söz etmek gerekir.
Egzersiz HDL (iyi kolestrol) düzeylerinin artmasını sağlayan önemli etkenlerden
birisidir. Bu sayede damar tıkanıklığına yol açacak olan LDL (kötü kolestrol)’nin
doku ve damar çeperlerinden uzaklaşmasını sağlamış olur. Kan damarlarını
genişletici ve pıhtılaşma faktörlerini azaltıcı etkileri nedenleri ile egzersiz
damar tıkanıklığının önlenmesi açısından önem taşıyan bir olgudur. Egzersizi
eğlence, sıradan bir aktivite biçiminde algılamamalı, sağlığımız açısından
önemli bir koruyucu, tedavi edici uygulama biçimi o0larak bilincimize
yerleştirmeliyiz.
Kan
Yağları (3.63 MB)

|
|
|
 |
 |
 |
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır. |
|
|
 |