Haberler
   Halk Sağlığı Bültenleri
   Halk Sağlığı Köşesi
   Bilimsel Bültenler






HALK SAĞLIĞI BÜLTENLERİ

KANSIZLIK; DOĞRULAR YANLIŞLAR


Tıp dilinde anemi olarak adlandırılan kansızlık, alyuvarların (eritrositlerin) içinde bulunan hemoglobin’in normalden düşük olmasıdır. Hemoglobinin başlıca görevi, oksijeni akciğerlerden alarak tüm dokulardaki hücrelere taşımaktır. Alyuvarlar, diğer kan hücreleri gibi kemik iliğinde yapılırlar ve normalde 120 gün kadar yaşarlar. Alyuvarlar yok olmadığı sürece içindeki hemoglobin görevini sürdürür. İnsanda hemoglobinin normal değerleri; yeni doğan, süt çocuğu, çocukluk dönemleri, yetişkin erkek ve kadında farklıdır. Buna göre hemoglobin ve onu taşıyan alyuvarlara ait normal değerler Tablo 1’de görülmektedir.



Kansızlığa yol açan nedenler çok çeşitli olsa da, bunlar üç ana grupta toplanırlar. Buna göre kansızlık, kronik kan kayıplarına, kemik iliğindeki kan yapımında azalmaya ya da kan hücrelerinin normal yaşam sürelerini doldurmadan erkenden yıkıma bağlı olabilir (Tablo 2).

Kansızlık nedenlerinden birinci grupta yer alan kan kayıpları sonucunda hastalarda demir eksikliği gelişir. Zaman içinde kan kaybı ile kansızlığa yol açan tüm durum ve hastalıklar Tablo 3’de görülmektedir.



Hastalar Tablo 4’de yer alan belirtilerden bazen birini, bazen de büyük çoğunluğunu gösterebilir. Nadir de olsa kronik kansızlığı olan hastaların bir kısmında az belirti görülür.

Kansızlığa ait çeşitli bulgular vardır (Tablo5). Bu bulgular dikkatli her hekim tarafından fark edilebilir ya da saptanabilir. Solukluğun sadece yüzde gözlenmesi tek başına anlamlı değildir, mutlaka dudak veya dil mukozasında da gözlenmelidir. Tablo 4 ve 5’de yer alan belirti ve bulgular değişik hastalıkların tanınmasına ya da tanı için yapılacak incelemelerin doğru bir biçimde seçilmesine esas oluştururlar.

Demir Eksikliği: İnsanda demir eksikliği kan kayıpları, yeterli demir alınamaması, ince barsaktan demir emiliminin yetersiz olması ya da birden fazla etmenin bir arada bulunması ile gelişir. Yeterli demir alınamaması en çok büyüme döneminde olan çocuk ve gençler ile gebeler ve aşırı adet gören kadınlarda görülür. Demiri alabileceğimiz gıda kaynakları sınırlıdır.

Bu kaynaklar sadece hayvansal etler ve baklagillerdir. Bunun dışında demir içeren haplar, iğneler, kan transfüzyonu gibi tedavilerle de vücuda demir alınır.


Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık
Demir eksikliğinin kolayca oluşabildiği ancak altta yatan nedenin bir hastalık değil de fizyolojik olduğu durumlar vardır. Bunlar çocukluk ve ergenlik çağı gibi bedenin büyüme ile gebelik dönemleridir. Bu dönemlerde dışarıdan demir almaya ihtiyaç vardır. Bunun dışında Tablo 3’de yer alan, kan kaybına yol açan hastalıklarda sonuç olarak demir eksikliğine bağlı kansızlık görülür. Tablo 6’da demir eksikliği kansızlığının nedenleri özetlenmektedir. Demir eksikliği tek başına bir teşhis veya hastalık değildir. Demir eksikliğine yol açan nedeni bilmeden bu hastalara demirli ilaç vermek doğru değildir. Sadece aşırı adet kanaması olan hastalara demir tedavisi başlanabilir. Bu hastalarda kadın hastalıkları açısından kontrolden geçirilmelidir.

Demiri başlıca iki grup gıdayla almaktayız. Bunlar, 1) Et ve et ürünleri: Sığır, koyun, keçi, domuz, tavuk ve diğer kümes hayvanları, balık, istiridye, 2) Baklagiller: Bakla, fasulye, bezelye, nohut, mercimektir. Bunların dışında demiri ilaçlarla alabiliriz. Sanıldığının aksine ıspanak, semiz otu gibi yiyecekler demirden fakir oldukları gibi, beraberinde verilen demir ilaçlarının emilimini de azaltırlar. Aynı şekilde tahıllar, kepek unu, süt, çay, kalsiyum ilaçları, ülser tedavisinde kullanılan anti-asit ilaçlar da demir emilimini azaltan maddeler içerirler. Tanısı tam olarak koyulmuş bir demir eksikliği kansızlığında uygulanması gereken tedavi Tablo 7’de özetlenmiştir.





 
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır.