|
 |

HALK SAĞLIĞI BÜLTENLERİ
BEBEK SAĞLIĞI
Bebek sağlığı, yaşamın ilk anlarından itibaren anne ve sağlık personeli tarafından titizlikle izlenmesi gereken öncelikli bir durumdur. Doğumu izleyen dakikalarda bebeğin hemen annesinin göğsüne konması yalnız emzirmeyi değil, aynı zamanda anne -bebek arasındaki bağın güçlenmesini de sağlar. O ana kadar anne kanından beslenen fetus kendine özgü organları ve dolaşım sistemi ile özel bir canlı yani “sizin bebeğiniz”dir.
Doğum Odasında Bakım
Göbek Kordonu
Yenidoğanın göbek bakımı için alkol, betadin, batikon gibi solüsyonlar kullanılabilir. Göbek kordonu ve çevresi günde 2-3 kere temizlenmelidir. Göbeğin temiz ve kuru kalması gerekmektedir. Göbek bağı kullanılmamalıdır. Bebek bezinin göbek ile temas etmemesine dikkat edilmelidir. Kordon düşünceye kadar günde bir kez bakım yapılır. Kordon 3-4 günde düşer. Göbek bakımına özen gösterilmesi, bebeği ve anneyi enfeksiyondan korur, çünkü burada yerleşen bakteriler anne memesinde abse, bebekte de deri ve konjunktiva enfeksiyonlarına hatta sepsis denilen bakterilerin kana karışması ile ortaya çıkan ağır bir hastalık tablosuna neden olurlar.
Göz Bakımı
Doğumda annenin rahim ağzından geçerken aldığı bakteriler nedeniyle bebek gözünde enfeksiyon gelişebilir. Yenidoğanda körlüğe neden olan bu Neisseria enfeksiyonlarına artık rastlanmamaktadır. Önceleri enfeksiyondan korumak amacı ile rutin gümüş nitrat veya antibiyotikler kullanılmasına karşın son yıllarda Türk Oftalmoloji Derneği korumayı önermemektedir. Gümüş nitrat ile kimyasal konjunktivit olasılığı da sıktır. Bebeğin gözü gözpınarından dışarıya doğru bir pamuk yardımıyla kaynatılıp ısıtılmış su ile günde iki kez temizlenir. Her göz için ayrı ve temiz bir pamuk kullanılmalıdır.
K Vitamini
Yenidoğanın hemorajik hastalığında deri, göbek, sindirim sistemi ve sünnet yerinden kanama olur. Bu sorunun yaşanmaması için doğar doğmaz her bebeğe mutlaka 1 miligram K vitamini enjeksiyon şekilde yapılır. Enjeksiyon K vitamini uygulanması ile lösemi arasında ilişki olduğu yönündeki tartışmaları gerçekliğini yitirmiştir. Ağızdan K vitamini verilmesi yerine enjeksiyon uygulamasının daha güvenli olduğu bilinmektedir.
Anne sütünde K vitamini yeni doğanın ihtiyacını karşılayamadığı için bebek 15 günlük ve 1 aylık olduğunda iki kez daha ağızdan K vitamini vermek gerekir. Daha sonraki dönemde anne sütü ve bağırsak bakterilerinin sentezlediği K vitamini ile gereksinimi karşılanır.
Isı Kontrolü
Zamanında sağlıklı doğmuş, 3 kg'ın üzerindeki bir bebek için uygun oda ısısı 22-24ºC arasındadır. 25ºC’nin üzerindeki sıcaklıklar bebeği rahatsız eder, kuru ve sıcak hava burun tıkanıklığına neden olabilir. Yenidoğan terlemez ve en önemli ateş sebebi aşırı sarmak ya da ısıtıcılara yakın yatırmaktır. Yenidoğanın ısısı hızla 35-35.5ºC’ye düşer. Bebek önceden ısıtılmış havluya sarılmakla ve kurulandıktan sonra yeni bir havluya alınmakla hipotermiye karşı korunmuş olur. Anne göğsüne verildiğinde anne ile bebek arasında havlu olmamalı, ikisi birlikte örtülmelidir. Bakım işlemleri sırasında ortamın bebek için uygun oda ısısısnda olmasına dikkat edilmelidir.
Yıkanma
Doğumdan hemen sonra bebeklerin yıkanmaması önerilmektedir. Yalnızca annede HIV pozitifliği, genital herpes, hepatitis B antijeni pozitifliği varsa bebek doğumdan hemen sonra yıkanmalıdır. Mekonyum (bebeğin ilk dışkısı) veya kanlı amniyotik sıvı ile bulaşık bebekler ilk anda bezle silinerek temizlenebilir. İlk banyo için göbeğin düşüp düşmemesi engel değildir. Bebek annesiyle hastaneden eve gittiğinde ilk banyosu yaptırılmalıdır. Uygun koşullar varsa bebek her gün, yoksa günaşırı yıkanabilir. Göbek düştükten 2-3 gün sonra küvette normal banyo yapılabilir. Banyo suyu sıcaklığı vücut ısısında (36-37ºC), ortam ısısı ise 24-25ºC olmalıdır. Banyo öncesinde tüm eşyalar hazırlanmalı, bebeğin ısı kaybetmesi önlenmelidir. Gazlı ve huzursuz bebeklerde akşamüstü banyoları geceyi daha rahat geçirmeyi sağlayabilir. Şampuan ya da sabunlar doğrudan bebeğe sürülmemeli, bir süngerle ya da elde köpürtülerek bebeğe aktarılmalıdır. Banyo sonrası bebe yağı ile masaj yapılabilir. Pudra kesinlikle kullanılmamalıdır.
Ölçümler
Bebeğin ağırlığı, boyu ve baş çevresi ölçümleri hem sağlık hem de sosyal açıdan önem taşır. Boy ölçümünün yatarak alınması doğrudur. Aile bir an önce bebeğin cinsiyeti ile birlikte ‘kaç kilo’ olduğunu bilmek ister. Bebeğe anne adı ve soyadı ile birlikte bir bilekliğin takılması karışıklıkları önler.
Atrezi Kontrolü
Her iki burun deliğinden geçirilen bir sonda aracılığı ile yenidoğanın burun ile gırtlak bölgesi arasındaki geçişin ve yemek borusunun açık olup olmadığı kontrol edilir. Bu işlemler yapılmadan önce bebeğin anne memesine verilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Aynı işlem ile makat bölgesi de kontrol edilir.
Glukoz ve Hematokrit Kontrolü
Bazı merkezlerde rutin hematokrit ve glukoz ölçümleri yapılır. Miadında doğan yenidoğanların, ilk 48-72 saatte aldıkları anne sütü yetersiz bile olsa, vücut depoları yeterli olduğundan şekerli su, mama gibi bir desteğe gereksinimleri yoktur. Ama prematüre veya anne karnında gelişme geriliği olan bebekler hipoglisemi’ye ve diğer sorunlara daha eğilimlidirler. Böyle bebeklerin kan şekeri izlenmelidir; yapılamıyorsa anne sütü miktarı artana kadar birkaç gün aralıkla ağızdan % 10 dekstroz ya da uygun formül mamalar verilmelidir.
Yenidoğanda Sarılık
Her yenidoğan bebekte sarılık tehlikesi olabilir. Sarılık, vücutta bilirubin denilen sarı maddenin artması sonucu cildin ve gözün beyaz kısımlarının boyanmasıdır. Kanda bilirubin seviyesinin yükselmesiyle, vücut kademeli olarak baştan ayaklara doğru boyanır. Eğer bebeğin cildindeki sarılık göbek hizasını geçmişse, kandaki bilirubin düzeyine bakmak gerekir.
Bilirubin değerleri, bebeğin doğum haftası, kilosu, beslenme şekli, doğum sonrası kaç saatlik olduğu göz önünde bulundurularak her bebek için farklı değerlendirilir. Sarılığın ilerlememesi için bebeğin iyi beslenmesi, bol dışkı ve idrar yapması şarttır. Anne-bebek arasındaki kan grubu uyumu da mutlaka gözden geçirilmelidir.
Yenidoğan döneminde çeşitli nedenlerle sarılık gelişebilir. En sık görülen fizyolojik (normal) sarılık, bebeklerin %50'sinden fazlasında ortaya çıkar. Sarılık 3. günden sonra başlar ve 2-3 hafta sürebilir. Diğer nedenler arasında yeterli beslenememe, anne sütü sarılığı ve kan uyuşmazlığı sayılabilir.
Sarılığın artmasını önlemek için sık aralıklarla “saat başı, 1-2 saatte bir” emzirmek gerekir. Bebeği 4 saatten fazla uyutmamalı, takviye gerekiyorsa şekerli su kullanılmamalı, uzman doktorun uygun gördüğü bir mama verilmelidir.
Yenidoğan Tarama Testleri
Yenidoğan tarama testleri, saptandığında tedavisi mümkün olan bazı hastalıkların tanınması için uygulanan testlerdir. Hayatın ilk aylarında belirti vermeyen bu hastalıklar önceden tanınamaz ise bebekte ciddi hasar oluşturabilir. Tanı konduğunda koruyucu tedavi uygulanabilir ve tam bir iyileşme sağlanabilir. Yenidoğan Servisi'nde her yenidoğana tarama testleri yapılır.
Ülkemizde fenilketonüri ve hipotiroidi sık görülen metabolik hastalıklardır ve birçok merkezde rutin taraması yapılmaktadır.
Fenilketonüri, protein sindiriminde eksik bir enzim nedeniyle bir aminoasitin vücutta birikmesidir.
Hipotiroidi, tiroid hormonlarının eksikliğidir. Bebeklerde hipotiroidi doğumsal olarak ortaya çıkabilir. Türkiye’de yeni doğan her 4000 bebekten birisinde hipotiroidi vardır. Doğumsal tiroid yetmezliği çoğunlukla tiroid bezi yokluğu veya hormon yapım bozukluğu nedeniyle oluşur. Bu bebeklerde solunum sıkıntısı, dilde büyüklük, göbek fıtığı, morarma, sarılık, beslenmenin kötü olması, at kişnemesi gibi ağlama ve kemik gelişim bozukluğu vardır.
Erken teşhis edilmezse her iki hastalıkta da ciddi zeka geriliği oluşabilir. Çocuklarda tedavi edilmeyen tiroid yetmezliği büyümeyi engeller, boy kısa kalır. Bu çocuklar erken yaşta ergenliğe girebilir.
Tarama testleri bebek 72 saatini doldurduktan sonra yapılmalıdır. Bebeğin topuğundan alınan bir damla kan özel filtre kağıdına emdirilerek alınır ve ilgili merkeze gönderilir. İdeal koşullarda, fenilketonüri taraması için 5. günde, hipotiroidi için ise 2. günde kan alınması önerilmektedir. Ancak bebeklerin erken taburcu olduğu merkezlerde hastaneden çıkmadan kan alınıp, sonuçlara göre hastanın tekrar çağrılıp testin yinelenmesi gerekir. Test sonuçları bir, iki hafta içerisinde belli olur.
Daha az sıklıkta görülen hastalıklar (kistik fibroz, biyotidinaz eksikliği, galaktozemi, vb.) için de tarama yapılabilir.
Yenidoğan İşitme Taraması
Bebekler doğdukları andan itibaren duyarlar. İşitme taramasında, bebeğin alın ve kulak arkasına yerleştirilen elektrodlar sayesinde kulağa verilen seslerin, beyinde yarattığı dalgalar ölçülür. Tarama yapılmadan ailenin gözlemiyle bebekte işitme kaybı, en erken 18 aylıkken saptanabilmektedir. Oysa işitme kaybı ilk altı ayda tanındığında, işitme cihazları ile işitme ve konuşma kabiliyetleri normale yakın gelişmektedir. Bu nedenle işitme engelli bebeklerin erken tanınması önemlidir.
Bakımı ve muayenesi yapılan her yenidoğan en kısa zamanda annesine verilmeli, bir görevli tarafından emzirilmesi gözlenmeli ve gereksinim varsa anneye yardım edilmelidir.

|
|
|
 |
 |
 |
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır. |
|
|
 |