|
|
 |

HALK SAĞLIĞI BÜLTENLERİ
ATEŞ NEDİR ?
Günümüzde ateş en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından birisidir.
İnsan vücudunun normal şartlardaki ısısı 36,8 +- 0,4 0C'dir. Vücut tüm fonksiyonlarını bu ısı değerleri
arasında yerine getirdiği için "ateş" diye adlandırılan vücut ısısının yükselmesi vücudun normal
dengelerinde bir bozulma olduğunu gösterir. Normal vücut ısısı 24 saat içinde de değişim gösterir.
Isı sabah en düşük , öğleden sonra en yüksektir ve bu sınırlar arasında 0,5 0Clik bir fark olabilir.
Beyinde hipofiz-hipotalamus bölgesinde bulunan termoregülatör bölgede ( ısı düzenleme merkezinde )
düzenlenmiş ısı pratik olarak ana atar damar ( aort kanı ) ısısı ile aynıdır.Klinik olarak , kulak
zarı ve özofagus ısıları , aort kanı ısısına en yakın olanlardır. Oral ( ağız içi ) ısı aort kanından
ortalama 0,25 0C kadar düşük, koltuk altı ısısı 0,9 0C kadar düşük iken , rektal ( makat bölgesi )
ısı 0,5 0C daha fazladır.
Ateş, kendi başına bir hastalık değil, hastalık belirtilerinden bir tanesidir. Bir enfeksiyon, ödem,
doku hasarı veya aşı gibi nedenlerle vücut ısısını düzenleyen termoregülatör merkezdeki dengenin bozulması
sonucu ateş oluşur. Dolayısıyla ateşin temelinde yatan etkenin ne olduğunun mutlaka bir doktor
tarafından tespit edilmesi gerekir.
Ateş, aslında doğal bir savunma mekanizmasıdır.Ama özellikle küçük çocuğu olan aileler için önemli bir
korku nedeni haline gelebilir. Gereksiz yaşanan korkular zaman hatalı uygulamalar yapılmasına neden
olabilir. Unutulmamalıdır ki; ateş pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Buna karşın özellikle
bebeklerde ateş olmaksızın da çok ciddi hastalıklar oluşabilir.
YÜKSEK ATEŞİN TANIMI VE ATEŞ YÜKSELMESİNİN NEDENLERİ?
Çocukların kulaktan ve ağızdan ölçülen ateşleri 36-36,8 0C ise bu normal vücut ısısıdır. Koltukaltından
37 0C, ağızdan 37,5 0C ve makattan (rektal olarak) 38 0C ve üzerinde ölçümler alınıyorsa, bu yüksek ateş
olarak tanımlanabilir.
Ateşe bazen mikroorganizmalar neden olur.Bakteri,virüs gibi mikroorganizmalar vücuda dışardan girer ve
ateş oluşumunu tetikleyen , pirojen adı verilen çeşitli maddeler salgılarlar.
Cevap olarak vücutta da endojen pirojen adı verilen maddeler salgılanır.
Vücut ısısını dengede tutan , beyinde hipofiz-hipotalamus bölgesinde bulunan termoregülatör bölge ( ısı
düzenleme merkezi ) harekete geçer. Ve bunun sonucunda da ateş yükselir.
Ateş sadece hastalık yapıcı bir mikroorganizmanın vücuda girmesiyle yükselmez. Yapılan aşılar sonucu,
5 aylık-2,5 yaş arasındaki bebeklerin diş çıkarmaları dönemlerinde, vücutta oluşan bir doku hasarı
sonucunda da ateş yükselebilir.
Aileleri en çok korkutan olaylardan biri de , ateşe bağlı olarak oluşabilen havalelerdir.Ama çok iyi
bilinmelidir ki ;her ateş yükselmesi havaleye neden olmaz.Bazen çok yüksek ateşte havale görülmezken,
bazı çocuklarda düşük ateşte bile havaleye rastlanabilir. Havale nöbetleri genellikle 6 ay ile 5 yaş
arasında görülür. Eskiden havale geçiren çocuklarda mutlaka bir beyin hasarı kalacağı düşünülürken,
artık bunun doğru olmadığı bilinmektedir. Önemli olan havalenin kendisinden çok havaleye neden olan
hastalıktır. Tipik havale nöbetinde bebeklerde kısa süreli şuur kaybı, kol ve bacaklarında kasılmalar
oluşur.
Kontrol altına alınamayan uzun süreli yüksek ateşlerde ve havale belirtilerinin görülmeye başlandığı
anda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurup çocukların doktor kontrolüne alınması gerekir.
HİPERTERMİ VE HİPOTERMİ
Hipertermi , çevresel faktörler nedeniyle , içinde bulunulan ortam ısısının artmasıyla vücut
ısısının yükselmesidir. Hipertermi yüksek ateşle karıştırılmamalıdır. Hipertermi nedeniyle kişiler
terler ve soğuk bir şeyler içmek isterler. Ateşi yükselen kişiler üşüdüğünü hissederken , hipertermik
kişi ise vücudunun ısındığını hisseder.
Hipotermi ise vücut sıcaklığının 35 0Caltına düşmesidir ve hayatı tehdit eden bir olaydır.
Özellikle küçük çocuklarda, yaşlılarda ve bazı hastalarda vücut ısı dengesinin hassas olması nedeniyle
hipotermi, yani ateşin normalin altına düşmesi,ciddi durumlara neden olur. Ateş düşmesinin belirtisi
titreme, derinin soğuk ve soluk olması,bitkinlik,konuşma güçlüğüdür. Dağcılık sporu ile uğraşanların
çok sık karşı karşıya kaldıkları ve halk arasında donma olarak bilinen ateş düşmelerine sebep genel
olarak aşırı soğuğa maruz kalmak olabildiği bazı ilaçların (nonsteroid-antienflamatuarlar gibi) yan
etkisi olarak da görülebilmektedir.
Hipotermi olan kişilerde tüm giysilerin çıkarılıp,kişinin normal sıcaklıktaki bir odaya alınması bir
battaniye yardımı ile yavaş yavaş ısıtılması, çok sıcak olmayan içeceklerin verilmesi gerekir. Sık
aralıklarla örneğin yarım saatte bir ateş ölçümü yapılarak doktora ulaşana kadar ısıtıcı önlemlere
devam edilmelidir. Özellikle kullanılan bir ilaçtan dolayı hipotermi yaşandığı şüphesi varsa zaman
kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
HİLELİ ATEŞ
Aslında ateş yükselmesine neden olacak herhangi bir hastalık hali olmadan , çeşitli amaçlarla kişinin
kendisinin oluşturduğu ateş’tir. Kişi ya kendisinin ateşini yükseltecek bir yöntem uygular ya da
ölçüm yapılan termometrenin derecesini çeşitli yollarla yükseltir.
Hileli ateşin belirtileri;
1. Fizik muayene veya tarama testlerinde aktif hastalığa ait kanıt olmaksızın ateş varlığı
2. Vücut ısısında ani yükselmeler olduğu halde , kalp atım sayısının artmaması
3. Termometrede çok yüksek ısı belirlenmesine karşılık , deriye dokunulduğunda deri ısısında artış saptanamaması
4. Ateşin hızlı düşüşü ama yoğun bir terlemenin olmayışı
5. Belirgin yüksek ısı >41,1 0C
6. Gün içindeki normal ısı değişim ritminin saptanamaması
7. Aynı anda alınan ağız içi ve makat bölgesi ısıları arasında büyük fark olması
8. Doktor ya da hemşirenin yakın gözetimindeki ısı ölçümünde ateşin saptanamaması
9. Eşliğindeki diğer hileli hastalıklar.
ATEŞİ ÖLÇME ŞEKİLLERİ
Ateş çeşitli şekillerde ölçülebilir.
Koltuk altından
Rektal bölgeden (makattan ölçüm)
Timpan bölgeden (kulaktan ölçüm)
Oral bölgeden (ağız içinden ölçüm)
Ölçümde hangi yöntemin uygulanacağı çocuğun yaşına göre belirlenebilir. Bebeklerde rektal ölçümler,
daha büyük çocuklarda ise koltuk altından ateşin ölçülmesi daha doğru olmaktadır. Genellikle koltuk
altına oranla rektal yoldan alınan ölçümler 0,5-1 0C daha yüksek bulunur. Koltuk altı ölçümü yapılırken
terleme varsa önce kurulanmalı sonra cıvalı kısım koltuk altına gelecek şekilde termometre
yerleştirilmelidir. Tercihen çocuk kucakta tutulmalı ve termometre 5 dakika süreyle kapalı koltuk altında
tutulmalıdır. Civalı termometreler en güvenilir ölçümlerin yapıldığı termometreler olmakla beraber
kırılmaları durumunda oluşabilecek yaralanmalara, civalı yerlerinin dökülmesi nedeniyle zehirlenmeler
oluşmasına karşı dikkatli olunmalıdır.
Ağız içinden ölçüm yapılırken ölçümden 5-10 dakika önce soğuk ve sıcak yiyecek ve içeceklerin alınmamasına
dikkat edilmeli, termometre ağız içerisinde 2-3 dakika bekletildikten sonra okuma yapılmalıdır.
Hızlı ölçüm yöntemlerinden biri de timpanik termometrelerle kulaktan yapılan ölçümlerdir. Termometre
kulak içine dikkatlice yerleştirilip ölçüm yapılabilir.

|
|
|
 |
 |
 |
© , Biruni Laboratuvarı - Her hakkı saklıdır. |
|
|
 |